Saç Dökülmesinin Nedenleri

Saçlar, kişiliği, gençliği ve güzelliği yansıtan ender fiziksel özelliklerimizdendir. Saçların herhangi bir nedenden dolayı kaybı, kişinin imajını önemli ölçüde değiştirerek ciddi psikolojik strese neden olmaktadır. Saç dökülmesinin birçok farklı tipi ve nedeni mevcuttur. Saç dökülmesi tedavisinin doğru bir şekilde yapılabilmesi için bu nedenlerin çok iyi bilinmesi gerekir.

Saç Dökülmesi

Saçlı deride 100.000 kadar saç teli bulunur. Sağlıklı bir insanda, saçların yaklaşık %90 kadarı büyüme (anagen) halindedir. Büyüme evresi 2-8 yıl sürebilir. Saçların geriye kalan %10’u ise 2-3 ay süren dinlenme (telogen) evresinde bekler. Bu evre sonunda saçlar dökülür. Dökülen saç köklerinden yeniden saç büyümeye başlar ve saç döngüsü bu şekilde devam eder. Saç dökülmelerinin çoğu bu normal saç büyüme döngüsünden kaynaklanır. Bu döngü içinde, günlük olarak ortalama 100-150 saç telinin dökülmesi normal kabul edilmektedir.

saç dökülmesi

saç dökülmesi

Hem kadın hem de erkeklerde saç dökülmesinin en sık nedeni androjenlerin etkisiyle ve genetik olarak ortaya çıkan “androgenetik” saç dökülmesidir. Androgenetik saç dökülmesine kalıtımsal bir eğilim vardır. Bu kalıtım anne ya da baba tarafından geçiş gösterebilir. Androgenetik saç dökülmesi erkeklerde daha sık izlenir. Bu tipteki dökülme, 20 yaş civarındaki erkeklerin %20 sinde, 30 yaş civarındaki erkeklerin %30’unda ve 50 yaş civarındaki erkeklerin %50 sinde tespit edilmiştir. Otuz yaş altındaki kadınlarda görülme sıklığı %3-6 olup, bu oran menapozla birlikte artmaktadır.

Kadınlarda ve erkeklerde androgenetik saç dökülmesi farklı şekillerde ortaya çıkar. Erkeklerde androgenetik saç dökülmesi tanısının konulmasında tıbbi özgeçmiş ve fizik muayene çoğunlukla yeterlidir. Tipik olarak alın köşeleri ve/veya tepe bölgesinden başlayan dökülmeyle birlikte, alın-saçlı deri çizgisinin geriye çekildiği görülür. Kadınlarda ise, alın-saçlı deri çizgisinde geri çekilme olmaksızın tepe bölgesinde kısmi bir saç dökülmesi izlenir. Her iki cinste de ön ve tepe bölgelerdeki saçlar incelip, daha kısa ve açık renkli bir hal alır.

Androgenetik Saç Dökülmesi

Androgenetik saç dökülmesinin oluşmasında androjenlerin, özellikle testosteronun bir metaboliti olan dihidrotestosteronun (DHT) önemli rolü vardır. Androjenler, ergenlik döneminden itibaren, genetik olarak belirlenmiş, androjenlere duyarlı saç kökleriyle etkileşime girer. Testosteronun DHT’e dönüşümünü 5-alfa redüktaz (AR) enzimi katalize eder. Erkeklerde kadınlara göre, androjen seviyeleri ile 5-AR enziminin daha yüksek olması ve androjene duyarlı saç köklerinin dağılımının farklı olması klinik tablonun daha belirgin olmasına yol açar. Ayrıca, kadınlardaki östrojen, menapoz öncesinde anti-androjenik özellik göstererek, androgenetik saç dökülmesine karşı koruyucu olmaktadır. Androgenetik saç dökülmesi olan kadınlarda, mensturasyon düzensizliği, akne, aşırı kıllanma ve obezite gibi belirtiler varsa, androjen yüksekliği düşünülmeli; “polikisitik over hastalığı” gibi over kökenli, ya da geç başlangıçlı “konjenital adrenal hiperplazi” gibi adrenal kökenli hastalıkların varlığı araştırılmalıdır.

Telogen Saç Dökülmesi

Saç dökülmesinin sık rastlanan tiplerinden birisi de “telogen” saç dökülmesidir. Bu tipteki dökülme, özellikle kadınlarda daha sık görülür. Büyüme evresindeki saçların erkenden telogen (dinlenme) evresine girerek hızla dökülmesiyle karakterizedir. Günlük dökülen saç sayısı 150-400 kadardır. Hem tepe hem de ense bölgesinden yaygın saç kaybı olur; ancak belirgin bir saç seyrelmesi fark edilmeyebilir. Bununla birlikte; saçların %25 den fazlasında kayıp olursa seyreklik dikkat çekmeye başlar. Bu tipteki saç dökülmesinde saçlarda incelme görülmez. Alın-saçlı deri çizgisinde geriye çekilme yoktur. Saçlı deri normal görünümde olup, herhangi bir deri hastalığı ya da nedbe dokusuna rastlanmaz.

Telogen tipteki saç dökülmeleri, genellikle 1-6 ay önceki fizyolojik, metabolik veya psikolojik bir stres nedeniyle oluşur. Ateşli bir hastalık, ağır bir enfeksiyon, majör bir yaralanma ya da cerrahi operasyon, hızlı kilo kaybı ve beslenme yetersizlikleri, gebelik ve doğum gibi tetikleyici faktörler olabilir. Anemi olsun ya da olmasın demir eksikliği, telogen tipte saç dökülmesinin özellikle kadınlarda sık rastlanan nedenlerinden biridir. Öte yandan, tiroid hastalıkları, ileri evredeki kanserler, romatolojik hastalıklar, böbrek ve karaciğer yetmezliklerine bağlı olarak dökülme izlenebilir. Bazı ilaçların kullanımı (epilepsi ilaçları, doğum kontrol hapları, tiroid ilaçları, kan sulandırıcı ilaçlar, yağ düşürücü ilaçlar ve isotretinoin gibi) telogen tipte saç dökülmesine neden olabilir. Birkaç ay önce yaşanan yoğun psikolojik bir stres (aileden birinin kaybı, boşanma ve işten çıkarılma gibi) saç dökülmesinden sorumlu olabilir. Telogen saç dökülmesi, kendiliğinden ve genellikle 6 ay içinde düzelir. Dökülen saçların yerinde yeniden saç büyümeye devam eder. Nadiren daha uzun süren kronik tip telogen saç dökülmesi de görülebilir. Hemen daima kadınlarda izlenen kronik tip telogen dökülmenin, androgenetik saç dökülmesinden ayrımı güçtür; saçlı deriden biyopsi alınarak tanının doğrulanması gerekebilir. Bazen her iki tip saç dökülmesi bir arada bulunabilir.

Saçkıran – Alopesi Areata

Saçlar ve/vcya vücut kıllarında dökülmeye neden olan başka bir hastalık da “saç kıran” olarak bilinen “alopesi areata”dır. Bu hastalıkta saç dökülmesi, para şeklinde bir alanda sınırlı olabileceği gibi, daha yaygın bir dökülme de izlenebilir. Yaygın olduğu durumlarda saç dökülmelerinin diğer nedenleriyle karıştırılması mümkündür. Bu hastalığın gelişiminde genetik, otoimmünite ve psikolojik stres gibi faktörler sorumlu tutulmaktadır.

Saç dökülmesinin daha nadir görülen bir nedeni ise skatrisyel (nedbe dokulu) saç dökülmesidir. Saçlı deride gelişen çeşitli kronik deri hastalıklarına (liken planopilaris, diskoid lupus eritematoz , frontal fibrozan alopesi, follikülitis dekalvans gibi) ve izole travmalara ikincil oluşan, kıl köklerinde kalıcı hasarın izlendiği saç kayıplarının genel adlandırılmasıdır. Saç dökülmesi olan bölgede nedbe dokusu izlenir. Skatrisyel saç dökülmesine neden olan deri hastalığının aktif olarak görülebildiği alandan alınan deri biyopsisi tanı koydıurucu özellikte olabilir. Bu hastalığın tedavisi saç dökülmesinin seyrini olumlu yönde etkileyecektir. Yanıklar, travmalar, önceki cerrahi işlemler, radyasyon tedavisi, takıntılı bir şekilde saç çekme (trikotilomani ) ve saçların çok sıkı bir şekilde toplanması (atkuyruğu, saça bitişik örgü) gibi nedenlere ikincil de skatrisyel saç dökülmesi gelişebilmektedir.

Saç dökülmesi sorunuyla karşılaşan kişilerin, dökülmenin tipi ve olası nedenlerinin ayırt edilebilmesi için öncelikle dermatoloji uzmanlarına başvurmaları gerekir. Unutulmamalıdır ki, saç dökülmesinin tedavisi, ancak, nedeni doğru bir şekilde saptandığında mümkündür.

Yazar;

Doç. Dr. Simin Ada

Acıbadem Saç Ekimi